TEMEL TARİFLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TEMEL TARİFLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2013 Pazartesi

Ev Yapımı Çokokrem - Nutella - Sürülebilir Çikolata



Bir markanın ürünün adının önüne geçmesi onun ne kadar güçlü bir marka olduğunu gösterir ve de ne kadar beğenildiğini. Mesela 10 yıl öncesine kadar sürülebilir çikolatanın adı çokokremdi, yavaş yavaş chokella sonra da nutella oluverdi. Öyle ki nutellasız kahvaltı sofraları yok, nutella kadının ve erkeğin stresli zamanlarında tatlı krizlerinde kaşık kaşık dalabileceği bir kurtarıcı.. Şİmdi de x markalar kaşıklamaya doyamayacaksınız diye yeni ürün çıkarıyorlar. Bana en komik geleni de tepesinde bir adet fındık olanı. "Buz devrinden geliyoruz biz, o fındığın peşindeyiz.. "
Geçen kış nadiren de olsa aldığım çokokrem uzun süre bozulmayınca cin ifrit oldum. Biraz tarif araştırdım ama eski tarifler hep margarinliydi denemekten vazgeçtim, çikolatalı kremalı bir şey uydurdum onu da pudingimsi buldum. Sonra lezzet yolu bir tarif yaptı, ben de ancak geçenlerde deneyerek "Tamam, bu kahvaltıda yenir, aferin." diye çokokrem tarifine sonunda ulaştım. (Ben çokokrem diyenlerdenim.) 
Çocuklarınıza kahvaltıda hazır bir şeyler yedirmek istemiyorsanız işte tarifi. 

Ev Yapımı Sürülebilir Çikolata

Malzemeler;
100 gr fındık içi
80 gr bitter çikolata
80 gr sütlü çikolata
200 ml süt
30 gr süt tozu
20 gr bal

Yapılışı;
Fındıkları önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 10 dk. kadar kavurun. Fırından aldığınız gibi mutfak robotuna doldurun ve yağı çıkana kadar çekin. Fıstık ezmesi kıvamına yaklaştığında tamamdır.
Çikolataları kırarak benmari usulü erimeye bırakın. Alttaki tencerenin suyunu 1/3 oranında doldurmanız yeterli olacaktır.
Süt , süt tozu ve balı bir çırpıcı yardımıyla sos tenceresinde topaklanmadan çok kaynamamasına dikkat ederek ısıtın.
Çikolatalar eridiğinde tencerenin üzerinden alın ve fındıklara ekleyin, birlikte iyice karışana kadar çekin. Ilık sütlü karışımı da ekleyerek tüm malzemenin özdeşleşmesini sağlayın.
Yaklaşık 200 - 250 gr kadar biraz sulu bir çokokreminiz olacak. Kapaklı bir kaba alın ve soğuduğunda buzdolabına kaldırın. Buzdolabında beklediğinde çokokrem kıvamına ulaşacaktır.
Çokokremde yoğun gelen lezzet yok, fındık ve çikolata eşit kıvamda. Yalnız robotunuzun bıçağının keskinliği sizin çokokreminizin pütürlüğünü belirleyecek önemli etken. Çok keskin hele de çift bıçaklı robotunuz varsa şanslısınız, ayrıca robotu büyük boy kullanmanızda fayda var. Çünkü sütlü sosu eklediğinizde karışım biraz yukarılara doğru çıkıyor. Çikolata olarak da en sevdiğiniz markayı kullanın ki yediğinize değsin:)

Afiyet olsun..

23 Eylül 2013 Pazartesi

Kış Hazırlıkları


Bana kalırsa, değişen bir çok şey gibi artık hediyeleşmeler de değişiyor. Tamam belki bi borcamın yerini hiç bir şey tutmuyor ama:) Çalışan bebekli anne, mutfakla arası olmamış yeni gelin, yeni ev tutmuş bir öğrenci, ailesinden uzakta çalışmak zorunda kalan bir bekar için götürülebilecekler içindeki en iyi hediyelerden biri bu bence... 
Yazdan hazırlanmış konserveler veya derin dondurulmuşlar, kullanıldığında bol bol dua alacağınız bir hediye çeşidi.. 

Közlenmiş Patlıcan, Közlenmiş Kırmızı Biber, Taze Fasulye, Barbunya, Bamya ve Domates Püresi.. 

Bu kış (bezelye ve vişneyi kaçırdığımı saymıyorum) çekirdek ailem için yaptığım kış hazırlıklarında bunlar var. 2 'şer 3'er kilodan ama bize yeter inşallah. Ne de olsa derin dondurucum yok buzdolabının buzluğundalar.. 

Közlenmiş Patlıcan ve Kırmızı Biber;
Patlıcanları ve kırmızı biberleri yıkadıktan sonra delmeden fırında közledikten sonra bir poşet içine doldurup ağzı kapalı (kabukların yumuşayıp kolay soyulması için) bir süre bekletin. Daha sonra patlıcanları hızlıca soyup doğrayarak limon suyuyla karıştırın ve buzdolabı poşetlerine veya buzluğa giren saklama kaplarına doldurun. Kırmızı biberleri soyduktan sonra çekirdeğini ayıklayıp ister tüm tüm, isterseniz doğrayarak poşetleyin. 
İmkanınız varsa bu közleme kısmını lahmacun - pide yapan yerlerde yaptırın, ki patlıcan biberde köz tadı olsun.

Taze Fasulye;
3 kilo taze fasulye
1 kilo domates

Taze fasulyeleri ayıklayıp temizledikten sonra 1 kilo domates püresiyle çok az tuz ilaveli tencerede fasulyeler renk değiştirene kadar ara sıra karıştırarak pişirin. Buzdolabı poşetlerine alıp soğumasını bekleyin ve ağzını sıkıca kapatarak buzluğa atın. 

Barbunya;
Ayıklayıp yıkadığınız gibi poşetlere.. 

Bamya;
1 kg bamya 
1 yemek kaşığı sirke
Tuz, buz 

Bamyaların tepelerini huni şeklinde soyup yıkayın. 4 - 5 lt tuzlu, sirkeli kaynamış suya atıp 4 - 5 dk. kaynatın. Yine 4 - 5 lt. kadar buzların olduğu bir soğuk su hazırlayın. 5 dk. sonra bamyaları kevgirle alıp soğuk suyun içine atın. Bir kaç dk. sonra sudan süzerek alıp buzdolabı poşetlerine doldurun ve soğumasını bekleyin ve buzluğa kaldırın. 

Domates Püresi;
İstediğiniz kadar domates
Domatesleri ister kabuğuyla ister soyarak rondodan geçirin. Miktarına göre bir tencereye alıp suyunu çekene kadar pişirin. Silikon kalıplara doldurun ve öylece buzlukta dondurun. Donduktan sonra streç filme sarıp poşetleyebilirsiniz. (Bu silikon kalıp fikrini Cahide&Jibek'te gördüm.) 

Enginar;
Enginarı suyuyla birlikte bir poşet içinde saklayabilirsiniz. Yalnız çözdürme kısmını buzdolabında değil oda ısısında yapın ki enginarlar kararmasın. 

Mevsim döndü dönüyorken, pazarlardan sebzeler henüz kalkmamışken dilediğinizi yapıp atın buzluğa derim. İster hediye edin, ister kullanın..


Afiyet olsun.. 

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Marmelat Erik - Elma - Şeftali


Hiiç reçel sevmezken, bir marmelat krizidir tuttu beni, kalktım bir gün boyunca tencere tencere marmelat yaptım. İlk önce erik marmelatını yaptım, daha sonraki günlerde erik, şeftali ve ekşi elma. Marmelat sevmemin nedeni reçelin tane tane tatlı meyvelerini yiyemeyişimden belki de, reçel olarak sadece böğürtlen reçelini seviyorum o da marmelat sayılır zaten. Nadiren de olsa hazır olarak yediğimiz tek reçel de diabetik böğürtlen reçeli veya vişne reçeliydi. Evde yapılan reçel ve marmelatlara koruyucu koymadıkları için, uzun süre dayansın diye hep şekeri basarlar ya. Ben de o kadar tatlı sevmediğimden, az miktarda meyveyle az şekerli marmelatlar hazırladım. Zehracık her gün marmelatları parmaklıyor, elinin yüzünün bulaşığına rağmen yediği şeyin ne olduğunu biliyorum diye benim içim gayet rahat. 


Erik Marmelatı
1 kg erik 
3/4 çay bardağı su
2 su bardağı toz şeker
3 - 4 adet karanfil
Çubuk tarçın
1 çay kaşığı tereyağı
1 limon suyu

Şeftali Marmelatı
1 kg şeftali
1 su bardağı toz şeker
3 - 4 adet karanfil
Çubuk tarçın
1 çay kaşığı tereyağı
1 limon suyu

Ekşi Elma Marmelatı
2 kg elma
1 çay bardağı su
2 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı su
3 - 4 adet karanfil
Çubuk tarçın
1 çay kaşığı tereyağı
1 limon suyu

Yapılışı;
Marmelat yapmadan önce bütün meyvelerin tadına bakarak şeker miktarını ve sulu olup olmamasına bağlı olarak su miktarını ayarlamanız tavsiyemdir. Ayrıca blendırdan geçirip karıştıracağınız için büyük bir çelik tencere kullanmanızda fayda var.
Eriklerin çekirdeklerini ayıklayıp ikiye bölerek tencereye yerleştirin.
Şeftalilerin kabuklarının kolay soyulması için alt tarafına bıçakla artı şeklinde kesikler atıp sıcak suda ağzı kapalı olarak 10 - 15 dk. bekletin. Kabuklarını soyun, çekirdeklerini çıkarın ve ikiye üçe bölerek tencereye alın.
Elmaların ortasını elma oyucuyla oyun, kabuklarıyla birlikte ince ince dilimleyip tencereye alın.
Erik ve elmalara su + toz şeker, şeftaliye sadece toz şeker ekleyerek iyice yumuşayana kadar kısığa yakın orta ateşte pişirin. Yumuşadıklarında blendırla püre haline getirin, tekrar ocağa alın. Karanfil, çubuk tarçın ve tereyağını ekleyerek kısık ateşte dibinin tutmamasına dikkat ederek ara ara karıştırarak pişirin. Yaklaşık 20 - 25 dk. içinde kıvam aldıklarında limon suyunu ekleyip bir taşım daha kaynatarak ocaktan alın.
Tereyağı marmelatta köpük olmasını engeller ve birazcık parlaklık verir. Şeftalileri blendırdan geçirmeden önce eğer çok su salmışlarsa suyunu süzmenizi öneririm, ki şeftali zaten sulu bir meyve olduğundan çok sulu bir marmelatınız olmasın.
Cam kavanozlara tepelemesine doldurup ağzını sıkıca kapatıp buzdolabında muhafaza edin. Eğer benim gibi az şekerli seviyorsanız reçel gibi uzun süre koruyamazsınız, çok beklettiğiniz takdirde küflenmeler olabilir. Az miktarda yapıp küçük kavanozlarda saklamak biraz daha uzun süre kullanmanızı sağlayabilir, ama meyveleri mevsiminde az az yapmak daha iyi gibi.
Elma marmelatına kahvaltı esnasında ceviz parçaları ekleyebilirsiniz, erik marmelatının üzerine de antep fıstığı parçaları..
Kurabiyelerin arasında, muhallebi kuplarında, tatlı yoğurtlarda ve tartlarda değerlendirmek de zevkinize kalmış.

Afiyet olsun..

18 Şubat 2013 Pazartesi

Krep


Krep

Malzemeler;
2 yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 yemek kaşığı sıvı yağ
Tuz veya şeker

Yapılışı;
Yumurtayı bir fiske tuzla köpürtün. Süt, yağ ve unu ekleyerek topak kalmayana kadar çırpın. Krep yapacağınız tavaya sadece en başta az miktarda sıvı yağ gezdirin, diğer krepleri pişirirken tavayı tekrar tekrar yağlamaya gerek yok. Isınan tavayı ocaktan alıp hafif eğik tutarak 1 kepçeye yakın krep hamurunu tavanın sap tarafından doğru döküp eğerek tavanın üzerini kaplamasını sağlayın. Kısığa yakın ateşte önlü arkalı pişirin. Ayrıca her hamur eklemede tavayı ocaktan alıp hamurunuzu dökün ki ocaktayken dökülen hamur aşırı sıcaktan hemen pişmesin ve tavaya istediğiniz gibi yayabilesiniz.
Benim krep yapmamın püf noktaları bunlar. Kahvaltıda, börek türlerinde ve yemeklerde de değerlendirebilirsiniz. Tuzunu az eklerseniz hem tatlı hem tuzluyla tüketebilirsiniz. Şekerli hazırlanınca da reçellere, çikolatalara sararsınız.
Krebe bazı yörelerde akıtma da derler. Ben bu hamuru çok severim. Sadece krep yediğim yeni gelin adayı arkadaşım var benim. Çocukken krep pişirir pişirir yerdik. Kulakları çınlarsa beni arasın. Bir diyeceğim var ona. :))
Kaygana ve pancake de buna benzer hamurlar. Un miktarını çoğaltıp biraz da kabartma tozu ilavesiyle daha küçük puf puf şeyler elde edebilirsiniz. Onlara daha sonra değineceğiz inşallah.

Afiyet olsun..

24 Kasım 2010 Çarşamba

Standart Mayalı Hamur

Standart mayalı hamur

Malzemeler;
1 su bardağı ılık süt veya su
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket kuru maya
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
3.5 - 4 su bardağı un



Yapılışı;
Hamur mayalamak mutfakta yeni olanlar için veya bazen mayalanmayı riske atmamak için birçoğumuza zor gelir. Benim mayalanmada dikkat ettiğim en önemli husus sıvılarda soğuk malzeme kullanmamak. Özellikle sütü sıcak ılık kıvamda kullanıyorum. Kesinlikle mermer tezgahta değil masanın üzerine sofra bezi veya mutfak havlusu koyarak, hamur yoğuracağım kabı bez üzerine oturtarak zeminin de sıcak olmasını sağlıyorum. Çoğu zaman olmasa da bazen özellikle keklerde olduğu gibi unu eleyerek koyuyorum. Elenmiş una kuru mayayı ve toz şekeri ekleyerek karıştırıyorum. Tuzu yoğurma kabının kenarlarına serpiştiriyorum. Ortasına anne mayalaması gibi havuz açıyorum. Havuzun içine sıcak ılık süt, sıvıyağ ve tarifte varsa yumurta, yumurta akı ya da yoğurdu koyuyorum. Yaş maya veya toz mayayı kendim hazırlayarak kullanacaksam onu da sıvılarla birlikte ekliyorum. Önce sıvıları kendisiyle karıştırıyorum. Sonra içten başlayarak yavaş yavaş unu toplayarak hamuru yoğuruyorum. Eğer ele çok yapışıyorsa çay bardağıyla un ilavesi yapıyorum. Az yapışkan kıvamdaysa elimi una bulayarak öylece hamuru topluyorum. Streç filmle kabın ağzını hava almaması için sıkıca kapatıyorum. Plastik kapları streçlemek bir de büyük boysa biraz daha zor oluyor.Ya da annemin yaptığı gibi orta boy naylon bir poşeti kalıba geçiriyorum. Sofra beziyle sıkıca sarıyorum. Kışsa kalorifer peteklerinin yanına yöresine, yazsa hafif güneşli biraz sıcak ortamda mayalanmaya bırakıyorum. En az 30 dk. ama bence en ideali 45 dk. Buna rağmen mayalanmamışsa fırını 20 - 30 dereceye ayarlıyorum. Örtüsüyle birlikte 10 dk. kadar hamuru fırında mayalıyorum. 

Yumurta eklenen mayalı hamur tarifleri bazen akı içine sarısı dışına diye tarif edilen poğaça, açma, pide tarzı hamur işleri için geçerli. Bazen birden fazla yumurta kullanılıyor. Bu tarz hamurlar da genelde ekmek ya da çörek tarzı hamur işleri için. Poğaça, pide veya çörek yapacaksam hamura şekil verdikten sonra yumurta sürmeden 10 - 15 dk. daha tepside mayalamaya alıyorum, biraz daha kabarıyorlar. Ya da hepsini hazırlayıp tezgah üzerine alarak üzerine nemli (çok ıslak olmayacak) bir bezle hamurların üzerini kapatıyorum. Mayalanma için beklerken hem üstü sertleşip kabuk bağlamıyor, hem de iyi mayalanmayı sağlıyor. 

Ve ben hala korkarım ya mayalanmazsa diye... Bunlara rağmen de hamur mayalanmadıysa yılmayın, tekrar tekrar araştırıp hamur mayalamayı öğrenip ilerletin derim. Çünkü kahvaltılarda kendi yaptığınız ev ekmeği veya poğaçasının lezzetini ve emeğinin değerini en güzel dediğiniz poğaça bile almıyor. Ya da geçen gün yayınladığım kahvaltı sofrasında daha tarifini vermediğim sodalı poğaçalar var. Sodayla hamur mayalandırabilirsiniz. Soda mayalanmama riskini biraz daha azaltır. Yeni başlayanlardansanız onu deneyebilirsiniz. 

Fotoğraf alıntıdır. Kendi mayaladığım bir hamuru yayınlamak isterdim ama uzun zamandır aklımda olan ve istek alan bu postu yayınlıyorum. Ayrıca yayınlamadan önce de çok düşündüm blogger pirleri dururken yayınlamak haddime mi diye, benim de bir temel tarifler kategorim olsun istediğim için mayalı hamurla vira bismillah dedim. Sizin de farklı teknikleriniz veya ekleyebileceğiniz birşeyler varsa yazının devamına ekleyebilirim. 

Mesela Cahide&Jibek bu konuyu çok güzel anlatmıştır.